Engelleri aşıyor, aştırıyor

Engelleri aşıyor, aştırıyor

Nuri Ertan ve eşi’nin anneleri adına yaptırdıkları “Özel Sıdıka Ertan Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi” özürlülere hizmet veriyor

Psikolog Cebrail Kartal, satranç gibi, öğrendikçe derinleşen ve zorlaşan bir alanda hizmet veriyor

Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) yeryüzünde beş yüz milyondan fazla insanın özürlü olduğunu, toplam nüfusun onda birini özürlülerin oluşturduğunu belirtmekte. Özürlülere ilişkin sayısal verilerin yetersizliği nedeniyle Dünya Sağlık Örgütünün yüzde 10‘luk oranına göre 6,5 milyon özürlünün olduğu tahmin
ediliyor. Bunun anlamı her on kişiden birinin özürlü olduğu.
Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı verilerine göre ülkemiz nüfusunun yüzde 12,29’unu engelliler oluşturuyor ve aileleriyle birlikte düşünüldüğünde yaklaşık 30 milyon vatandaşımız özürlülük olgusundan etkilenmekte.



Engelli dahiler var

Genellikle toplumdan soyutlanmış olarak yaşayan ve öz bakımlarında yetersiz kalan engelliler için kapsamlı bir eğitim verilmesi, amaç, ilke, eğitim planı, oyun, okula ve aileye düşen görevler gibi eğitimin her basamağı engelli, aile, öğretmen ve toplum için önem taşıyor.
Sakat olması, Shakespeare’i dünyanın en iyi oyunlarını yazmaktan alıkoymadı. Abraham Lincoln’ün bedensel olarak engellerinin olması Amerika Birleşik Devletleri’ni yönetmesini engelleyemedi. Kör olmak Aşık Veysel’in “Güzelliğin on para etmez, şu bendeki aşk olmasa” gibi ölümsüz eserler vermesinin önüne geçemedi. Stephen Hawking gibi sürekli tekerlekli sandalyede olan, hatta konuşamayan birinin ‘Hawking Radyasyonu’ diye bilinen ve evreni daha iyi anlamamızı sağlayan teori üretmesini ise hiç engelleyemedi. İleri düzeyde sağır olan Beethoven en güzel müzikleri besteledi. Büyük İskender kamburdu. Ünlü bir ozan olan Homer kördü. Renoir, en güzel başyapıtlarından bazılarını parmakları romatizmadan çarpılmışken resmetti ve resim fırçası eline kayış ile tutturulmuştu. Handel en büyük eseri “Hallelujah Korosu”nu bestelediğinde sağ tarafı felçliydi. Ve Edison, pikabı icat ettiğinde sağırdı.

Aileler için de çaba harcanıyor

Nuri Ertan ve eşi’nin anneleri adına yaptırdıkları “Özel Sıdıka Ertan Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi” özürlülere hizmet veriyor. Engelli insanların eğitimini üstlenen merkezin kadrosu bu kişilerin topluma uyumları yanı sıra aileleri için de çaba harcıyor.
Geçtiğimiz günlerde Altınyunus’ta düzenledikleri gece bunun sadece bir örneği. Gecede okulun öğrencileri yeteneklerini ve el emeği göz nuru yaptıklarını sergilediler. 2006 yılında eğitime başlayan okulun bugün 2 ile 40 yaşları arasında 120 öğrencisi var.
Merkezin psikoloğu Cebrail Kartal, zihinsel öğrencilerin ağırlıklı olduğunu söylerken daha çok doğum hataları, oksijensiz kalma ve sağlıksız gebeliği nedenler arasında sayıyor. Önce aileler rehberlik araştırma merkezlerine başvuruyorlar. Burada çocuk ve aile değerlendiriliyor. Çocuğun özür derecesine göre heyet raporu alınıp özel eğitime başlanıyor. Cebrail Kartal ,engellilerin eğitimi konusunda da hergün kendini geliştiriyor. Evindeki kitaplar hep psikoloji konulu. Kitap okurken dinlemeyi sevdiği müzik türü jazz ve blues. İnternet önemli bir yer işgal ediyor yaşamında. Hem araştırma, hem eğlenme amaçlı. Bir de DVD koleksiyonu var. Yine ağırlıklı olarak psikolojik öykülere dayalı filmler ve nostaljik Yeşilçam  klasikleri. Çeşme’deki sezon kısalığını yöneticilerin beceriksizliğine bağlıyor. Marina dışında genelde gidecek yer olmadığı için evde vakit geçiriyor. Bir bekar yaşamı. Cebrail Kartal’a “özürlü bir eş olabilir mi?” diye sorduğumda, ”önemli olan sevgi. Hangimizin  ne kadar özürlü olduğunu kim bilebilir ki. Dört dörtlük bir insan yok ki hayatta” diyor.

 

Yüzünü güneşe çeviren insan gölge görmez

* Özürlü eğitiminin ana konuları neler?

Öncelikle toplum içinde rollerini gerçekleştiren bireyler yetiştirmek, kendi kendine yeterli bir duruma gelmeleri için temel yaşam becerilerini geliştirmek. Bunun yanında yetenek ve yeterlilikleri doğrultusunda üst öğrenime, iş ve meslek alanlarına,hayata hazırlıyoruz. Yeterli sağlık beslenme ve düzen alışkanlıkları kazandırmaya çalışıyoruz.Mevcut istidat ve kabiliyetlerini en yararlı şekilde kullanabilmelerini sağlama, sosyal olaylara ilgi gösterme, sosyal çevre içinde bulunmaktan hoşlanma,başkaları ile işte, oyunda deste ve bütün ilişkilerde işbirliği yapmakta yine eğitimler arasında.
“Ben bu halimle varım, tıpkı diğer insanlar gibi” dediklerinde kendilerine olan güvenleri artacak, yapabilecekleri şeyler fazlalaşacak ve yaşam daha iyi anlaşılacak. Engelli olan ve 19. yüzyıla damgasını vurmuş şahsiyetlerden biri olan Helen Keller diyor ki; “Yüzünü güneşe çeviren insan gölge görmez.”

Tüm bireylerin hakkı var

* Çeşme’de bu konuda tek merkezsiniz..


Evet, özel eğitim olarak tekiz. Amacımız zihinsel ya da fiziksel yetersizliğe sahip çocuklarımızın kendi ayakları üzerinde durmalarını, anne babaya bile muhtaç olmamalarını sağlamak. 2006 ya kadar sadece anne babanın sosyal güvencesi olan çocuk özel eğitim alabiliyordu, şimdi tüm bireylerin özel eğitim alma hakkı oldu. Bizim için milat 2006’dır. Seanslar ve süreler yeterli değil ama en azından devlet seans başına bir ücret ödüyor. Bireysel eğitim ayda 8 saat, grup eğitimi de alıyorsa o da 4 saat... Ayda toplam 12 saat eğitim.

* Engelli kardeşlerimizin iş bulmalarında hangi noktadayız?

Engelliler için kamu ya da özel kuruluşlarda belli kontenjanlar var ama ülkemizde bu kağıt üzerinde kalıyor. Eskiden özürlü bireyler zincire vuruluyordu, alay konusu ve istismar konusu oluyorlardı. En azından bu konuda ciddi mesafeler aldık. Toplum bu konuda daha duyarlı. Onlar da insan. Toplumun bu bireyleri dışlamaması ve kabullenmesi gerekir ki, böylelikle bu bireylerimiz topluma katılıp sosyalleşsinler. Biz istediğimiz kadar burada eğitim yapalım, kişi bunu toplum içinde kullanamazsa bir işe yaramaz.
Annelere destek şart

* Ya aileler?

Aileler için de rehberlik çalışmalarımız var. Evde de eğitim sürmeli. Özellikle anneler daha çok sıkıntı çekiyor. Tüm ailenin psikolojik destek alması şart... Engelli eğitiminde çocukların eğitimlerinin yanı sıra ailelerin de eğitilmesi sağlanır. Yeni yaklaşımlarda ailenin sadece verilen eğitimi uygulayan değil, işbirlikçi, çocuğun sorunlarına çözümler üretebilen nitelikte olması gerektiği savunulur. Yine  aile öğretmen işbirliğinin olumlu katkılar sağlayacağı aşikar..
Çocukla ilgili eğitmenin bilmediği bir özellik iş birliği ile paylaşılırsa çocuk öğretmen arasında olası problemlerin önüne geçilir. Aileler çocuk gelişimi üzerinde önemli etkiye sahipler. Çocuğuyla konuşan, ona sebepler anlatan anne babanın çocuklarının dil gelişimi mutlaka iyi olacaktır. Böyle bir yaklaşım bizim eğitimimize de bir anlam katacak, bizim işimizi de kolaylaştıracaktır.

* Neden psikoloji?

Psikoloji insan davranışlarını inceleyen bilim dalı. Ne olursan ol psikoloji seninle ilgilenir. Çok sağlıklı bir bireyin bile yakınını kaybettiğinde psikolojisi bozulabiliyor.

KİMDİR?

Cebrail Kartal, 10.02.1973 doğumlu. İlk, orta ve lise öğrenimini Diyarbakır’da tamamladı. Hacettepe Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden 2000 yılında mezun oldu. O tarihten itibaren özel eğitimde çeşitli il ve ilçelerde çalıştı. Halen Çeşme Özel Sıdıka Ertan Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde sorumlu psikolog olarak görev yapıyor.


01:03  

23 Kasım 2017
Perşembe

Takvim

Geri

   

İleri

Pzt
Sal
Çar
Per
Cum
Cmt
Paz

Hava Durumu

IZMIR

ANKARA